Bizi yaratan bizleri kardeş yapmışken, bize ne oluyor da en ufak bir eleştiride hemen saldırıya geçiyoruz! Allah’ın bizleri bağladığı kardeşlik bağı bu kadar mı ucuz! Kardeşimizden duymak istemediğimiz bir şeyi duyduğumuzda ve görmek istemediğimiz bir durumla karşılaştığımızda hemen bu bağı koparıveriyoruz!

Hadi duyduğumuz ve karşı karşıya bırakıldığımız durumda biz haksızsak da, kardeşimiz bize haklı bir nasihatte bulunmuşsa.. Ya bu nasihat sayesinde, belki de hiç farkında olmadığımız bir hatamızdan dönme fırsatı yakaladıysak! Bu nasihatı hemen kendimize ve bağlılıklarımıza hakaret mi kabul edeceğiz?

 Bizim diğer ümmetlerden üstünlüğümüzün, birbirimize iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak olduğunu buyurmuyor mu Rabbimiz?

“Siz insanlar içerisinde çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsız ve Allah’a iman edersiniz.” (Ali İmran, 11)

Şimdi göreceğimiz aşırı tepkilerden dolayı Allah’ın bu emrini de mi uygulama alanından kaldıralım! (Hâşâ!)

Diyaloğun en güzel şekli konuşmak değil, dinlemektir. Dinlemeden, anlamadan ve değer vermeden, konuşmanın hiçbir yapıcı etkisi olmaz.  Ancak karşılıklı samimiyet zemininde, karşıt fikirlerin bir araya gelmesinden hak ve batıl ayrılır ve hakta birleşme gerçekleşebilir. Aksi takdirde ortaya kuru bir gürültüden, cedelden ve düşmanlıktan başkası çıkmaz. Rabbimizin bizden istediği de kardeşçe hak üzere birleşebilme zeminini yaygınlaştırmaktır.  

Velev ki, karşımızdaki kişi eleştirilerinde yanlış düşüyor ve yanlış değerlendirmelerde bulunuyor!
Bir düşmana bile yapılmayacak şekilde onu hemen linç mi edeceğiz?

Rasulullah (s.a.v.) “Din kardeşin zalim de, mazlum da olsa ona yardım et.” buyuruyor. Bir adam, “Ya Rasulallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz?” diye sorduğunda Peygamberimiz (s.a.v.), “Onu zulmünden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir.” buyuruyor. (Buhari, Tirmizi)

Kardeşimiz bir zalim olduğunda bile Rasulullah (s.a.v.) kardeşlik bağını kopartmazken, bize ne oluyor da, hemen hoşumuza gitmeyen bir durumla karşılaşır karşılaşmaz kardeşlerimizi düşman belliyoruz.Halbuki Allah (c.c.) Fetih suresinin 29. ayetinde “Muhammed, Allah’ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler.” buyuruyor. Ee..! Öyleyse kardeşlerimize karşı merhamet göstermemiz gerekirken; NE BU ŞİDDET BU CELÂL!

Yoksa biz, hocamız, şeyhimiz, büyüğümüz, kanaat önderimiz dediğimiz kişiler hatadan münezzeh miyiz? Baştan söyleyeyim! Yok öyle bir şey!

Allah’ın Rasulleri yani elçileri dışında hiçbir kişi günahsız değil. Sadece peygamberlerin (as), ismet yani günahsızlık özellikleri var. Rasuller günahsız oldukları halde onlardan bile sadır olmuş ufak hatalar mevcut. Örneğin, Rasulullah (s.a.v.)’ın Mekke’nin ileri gelenlerine İslam’ı tebliğ ederken, âmâ sahabe Abdullah bin Ümmü Mektum’un ısrarla peygamberimizle konuşmak istemesi üzerine, Rasulullah’ın yüzünü ekşitmesi ve  başını çevirmesi karşısında, Allah Rasulünün Allah tarafından Abese suresinde uyarılması gibi.. Halbuki Rasulullah’ın bu hareketini Ümmü Mektum görmemişti! İşte bu öyle bir KARDEŞLİK ki, görmese bile kardeşlerimize karşı nasıl hassas davranmamız gerektiğini Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de bizlere ince ince öğretiyor.

Soyumuz ve sopumuzun da bizi günahsız yada dokunulmaz yapmadığını peygamberler tarihinden çok iyi biliyoruz. Nitekim Hz. İbrahim (a.s.)’ın babası Azer, put imal eden bir müşrikti. Hz. Nuh (a.s.)’ın oğlu, Allah’a iman etmemişti. Hz. Lut (a.s.)’ın karısı, helak edilen kavim arasında kalmayı hak etmişti.Öyleyse Rasulullah (s.a.v.)’in vefatından sonra etten kemikten yaratılmış hiç kimse hatadan, kusurdan ve günahtan münezzeh değil ki; uyarıdan, eleştiriden ve nasihatten münezzeh olsun.

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkup sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurat, 10)

Bizleri iman bağı ile bağlayıp, kardeşler yapan Rabbimize hamdolsun.

Kardeşlik hukukunu yerine getiren hayırlı kardeşler olabilmeyi bizlere nasip etsin.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol