MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 15 Temmuz hain kalkışmasından bu yana artarak devam eden millet ve devlet lehine tavrı geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımıza 2019 adaylığı için verdiği açık destekle farklı bir noktaya taşındı. Ülkemizin bir çok terör örgütü ile mücadele ettiği, içerisine yuvalanmış hainleri temizlemek için gayret gösterdiği, Suriye iç savaşı nedeniyle sınırında oluşan beka tehdidine karşı çözümler üretmeye çalıştığı bir dönemde bu birlik ve beraberlik herzamakiden çok daha fazla değer taşıyor. Peki bu mutabakat neler getirir?

Öncelikle bu mutabakattan kimlerin rahatsız olduğuna bakmak gerekiyor.

İlk olarak 15 Temmuz sonrası “zoraki” olarak, toplumsal baskılardan ve eleştirilerden korkarak Yenikapı'ya katılmak zorunda kalan daha sonrasında ise tamamen FETÖ argümanları ile konuşmaya başlayan hatta sözde “Adalet Yürüyüşü”nde FETÖ'cülerle kol kola yürüyen, her fırsatta FETÖ'nün ortaya attığı montaj tapelere ve asılsız belgelere sığınarak siyaset yapmaya çalışan CHP'yi rahatsız etti.

7 Haziran öncesi görevli basınında eliyle “Türkiye Partisi” olmak iddiasıyla lanse edilen, eline verilen saz ile “Cici Çocuk” imajı çizilmek istenilen Genel Başkanı ile takiyede zirve yapan ancak 7 Haziran sonrası yürüttükleri “Hendek Siyaseti” ve sırtlarını terör örgütlerine dayadıklarını ifade eden beyanları ile gerçek yüzleri ifşa olan HDP'yi rahatsız etti.

1970'li yıllardan başlayarak her türlü gayri-resmi ve gayri-ahlaki methodu kullanarak devletimizin içerisine yuvalanan, din maskesi arkasında Anadolu insanının dini ve milli hassasiyetlerini kullanarak paralar toplayan, sınav sorularını çalarak milyonların hakkına giren, ABD'nin kucağında oturan elebaşı talimatlarıyla milletin canına, devletin bekasına kasteden CIA taşeronu FETÖ ve mensuplarını rahatsız etti.

AK Partili gibi gözüken ama asla gerçek manada partinin hedeflerine inanmamış, benimsememiş, FETÖ benzeri takiye tavırlar ile yıllarca “gizli ajandaları”nı hayata geçirecekleri günü bekleyen sözde “Bizden”leri rahatsız etti!..

Yeni rahatsızlıklar ise yolda... Daha dün çatı aday ismi altında MHP ile mutabakat yapanların bugünkü tavırları çok manidar. Sanki siyasi mutabakat yapmak kendilerinin tekelinde gibi davranarak söz konusu ittifakı ötekileştirme gayretleri tam bir hazımsızlık ve kaybetme psikolojisinin yansıması. Bugün MHP millet lehine bir konum aldığı için eleştirenler kendi bulundukları pozisyonu asla devlet ve millet lehine konumlandıramamış bir topluluktan ibaret. Asla ülke menfaatleri için cümle dahi kuramayan bu “Kuru Kalabalık” popülizmden ibaret ve laf cambazlığına dayalı, iftira temelli söylem ve icraatlerini bir siyaset olarak topluma yansıtmak istiyor. Ancak bilmeliler ki bu millet bu oyunları çoktan anladı ve artık tavrını bu oyunları anlayarak belirliyor.

Cumhuriyeti, Kurucu Lider Mustafa Kemal Atatürk'ü ve diğer milli değerleri tekellerinde gören ve yıllarca kendilerini bu milletin üzerinde gören kapital ve kalem sahipleri, kendini aydın gören sözde sanatçılar, kalemlerini cüzdanlarını doldurmak adına milletin karşısındakilere kiralamış sözde gazeteciler ve iradesini birilerine ipotek etmiş şahıslar, kurumlar artık bu yeni dönemi anlamak zorundalar...

Ya milleten taraf olacaksınız ya da yok olacaksınız!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Murat İŞCAN 2 hafta önce

Tebrikler cok guzel bakis acilarina sahipsiniz...soluksuz okuduk

Avatar
Mustafa Dinç 2 hafta önce

Tebrik ederim kardeşim. Kaleminize sağlık...