İnternet arama motoru “Google’a ait ‘DeepMind Technologies’ adlı şirketin yapay zekâsı koşmayı, atlamayı kendi kendine öğrendi. DeepMind şirketinin geliştirdiği yapay zekâ, karşısına engel çıkınca üzerinden atladı, bir insandan komut almadan, yani önceden programlanmadan kendi kendine atlamayı, koşmayı keşfetti. Daha karmaşık görevlerin de üstesinden geldi. Örneğin karşısına bir duvar çıktığında sağa ya da sola dönmeyi akıl edebiliyor” (Almanyanın Sesi, 13 Temmuz 2017). 

Bu çalışmayla yapay zekânın öğrenme kabiliyeti tartışmasız bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Bu gelişmenin ne anlama geldiği hiç konuşulmadı bile, oysa artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Yapay zekâ, insan neslinin sonu olabilir. Yapay zekâ, “dünya dışı akıllı yaşam formları”yla irtibat kurabilirse –ki bu mümkün- insanın bunlarla başetmesi zorlaşabilir. 

-“Dünya dışı akıllı yaşam formları” ne demek, var mı böyle bir şey? 

Dünya dışında yaşam formları var. Yıllardır “Dünya dışındaki zeki yaşamın varlığına yönelik araştırılmalar sürdürülmekte” (Popüler Bilim Dergisi, Sayı: 2005/136, syf. 32). Cassini uzay aracı ile Hubble teleskopunun ulaştığı veriler üzerine NASA, bir basın toplantısıyla “Dünya dışı yaşama bir adım daha yaklaşıldı!” diye açıklama yaptı (Birgün gazetesi, 14 Nisan 2017).  “Gelişen teknolojiyle araştırmacılar her geçen gün yeni ve yaşanılır gezegenler bulmaya devam ediyorlar. Uzmanlar bir gün buldukları yaşanabilir gezegenlerden birinde akıllı yaşam formlarıyla karşılaşabileceklerini de belirtiyorlar. Araştırmacılara göre, büyük bir ihtimalle de bu akıllı yaşam formları yapay zekâya sahip olacak. Uzmanlar ayrıca çok da uzak olmayan bir gelecekte, biyolojik yaşamla yapay yaşamın bir noktada birbirlerine entegre olabileceğini düşünüyorlar. Bu yolla da yapay zekânın yeryüzünde de gelişeceğinin altını çiziyorlar. NASA dünya dışı zeka araştırmaları programı yöneticisi Seth Shostack da dahil olmak üzere birçok araştırmacı kendileri için uzak dünyalarda biyolojik beyinlerin kaybolup yerini yapay zekâya bıraktığını düşünmenin zor olmadığını söylüyor” (Amerikanın Sesi, 20 Aralık 2014) 

-Yapay zekâ+dünya dışı yaşam formlarıyla insan arasında çatışma neden çıkabilir? 

İnsan âleme eğer açılacaksa, diğer evrenlere gidip gelecekse bir çatışma kaçınılmaz. Einstein'dan sonra dünyanın en önemli kuramsal fizikçisi olarak görülen İngiliz Profesör Stephen Hawking'e göre “insanlık soyunun devamı için 100 yıl içinde yeni bir gezegende hayata başlanması gerekiyor… Hawking'e göre yeni bir gezegen arayışında insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri dünya dışı varlıklar olacak. Hawking insanoğlundan çok daha gelişmiş olması muhtemel uzaylıların, insanı bir bakteriden farksız göreceğini düşünüyor” (Almanyanın Sesi, 7 Mayıs 2017). 

Dünya dışı yaşam formlarının varlığını kabul eden ama onları Stephen Hawking’in aksine “dost” olarak tanımlayan da var. Dünyaca meşhur “Tanrıların Arabaları” adlı kitabın yazarı Erich von Däniken’e göre dünya dışı yaşam formlarıyla, “Uzaylılarla 10 yıl içinde temas kuracağız. Onlar, yardımsever canlılar.” Däniken’e göre uzaylılar, “Binlerce yıl önce buradaydılar. Bu geçmiş zamanda, atalarımıza uzun bir gelecekte dönme sözü verdiler ve bu süre artık neredeyse doldu. Döndüklerinde kendilerini bize yavaş yavaş ama insanlığı şoke etmeden sunacaklar. Biz, onların çocuklarıyız ve ebeveynler her zaman çocuklarının nasıl gelişim gösterdiğini bilmek ister

Devamı...http://www.gunes.com/yazarlar/omer-ozkaya/yapay-zek%C3%A2-%C2%A0-806015

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol