Türkiye’mizde arıcılık çok iyi konuma ulaştı. Çin’den sonra, bal üretiminde ikinci sıradayız. Sadece Ordu’muzda üretilen miktar, 109 ülkenin toplam üretiminden fazla. 84,000 işletme ve 6,5 milyon kovan ileihracatta da çok iyi yerlerdeyiz. 

Bir kovanda yaklaşık 10-80 bin dişi işçi arı, 1000 kadar erkek arı ve 1 adet de Ana arı mevcuttur. Mükemmel bir düzende çalışan kovan sistemi, mevcudiyetini Kraliçe arıya borçlu. Koloninin Kraliçesi öldüğünde, bir süre diğer sakinler işlerine devam etseler de, bu çok uzun sürmüyor. Düzen tamamen bozulması kaçınılmaz.

İşçi arının sayısı, erkek arının gücünün ehemmiyeti yok. Ana arıya bakıyor gözler.

Kovan yağma olmakta.

Trafik kanunumuz, benzeri başka hiçbir kanunumuzda olmadığı kadar iyi. Eksiklikleri elbette var. Kur’an değil yabu? Onca ince ve mükemmel düzenlemeye rağmen, her yıl 1,000,000 trafik kazası olmakta. Aşağı yukarı sabit bir sayı. Her 3 kazadan birinde yaralanma, her 1,000 kazadan birinde de ölüm olmakta.

Yaralanmalarda sevmediğimiz, kafa travmaları. Sadece beynin etkilendiği bir çok vaka, yoğun bakımlarda takip ediliyor. Tıbbın son yıllarda kat ettiği yol ile, solunum destek cihazına bağlanan her hasta 90’lı yıllarda hasta vefat ederken, artık sağ kalım oranları yüksek. Veya vefat edecek hasta, uzun süre takip edilebilmekte. 

Bu sonuncu hastalar dikkat çekici. Sadece kafa travması geçirip, beyin ölümü olan hastalar, yaklaşık 1 hafta kadar yaşayabilmekte. Beynin devreden çıkması sonrasında, maddi her hangi başka bir sistem sorunu olmasa da, bedenin düzen bozulmakta. Kalp atamaz olmakta mesela. Soluk alıp veremez olmak, hemen ilk sırada gerçekleşmekte.

Tıbbın muazzam gelişiminin hiç önemi yok. Bedenin gözü, Bey’inde.

Beden yağma olmakta.

Güzel Türkiye’miz, 100 yıllık süren hayat yolculuğuna 10 milyon birey ile başladı. Osmanlıdan devr aldığı kurumları geliştirerek, amma iyi, amma kötü, bu günlere kadar geldik. Memleketimizin her köşesinde arı kovanı gibi faaliyetler var. Herkes, kendi bildiği doğrusu ile bir takım işler yapıyor. Kimi işçi arı gibi çicek özü taşıyor, kimi kovanı yağma etmeye çalışanla savaşta polisimiz, askerimiz gibi; kimi nefesi yetmeyene nefes olmakta Kızılay gibi. Gidiş, geliş trafik yoğun.

780bin km2’yi baliğ toprağımızın ANA arısı, 80 milyonu aşkın kolonimizin Bey’i, Cumhurbaşkanımızdır. İç ve dış düşmalarımız, bunun pekala farkında ve her zaman hedeflerinde o var. Bundan dolayıdır ki, sayısız suikasta mazruz kaldı. Bundan dolayıdır ki Türkiye düşmanları, adını dillerinden düşürmemekteler. 15 temmuz darbesinin gerçekleşememesinin yegane, biricik sebebi, onu ele geçirememeleri idi.

Yuvamız yağma olmasın, Bey’imizi, Ana’mızı kaybetmeyelim efendim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol