Sarıkamış Harekâtı, Birinci Dünya savaşının en çok tartışılan askeri harekâtlarından birisi olmuştur. Bu tartışma ekseri olarak verilen şehit sayısıyla ilgili olup, Enver Paşa üzerinden devam etmektedir. Şahsî kanaatim ise sayılar üzerinden kısır tartışmalar yapmak yerine, vaka üzerinde okuyup araştırarak, tarihimizin bu acı hadisesi üzerinde azami de olsa bilgi sahibi olabilmektir.

Birinci Dünya Harbinde Almanya ile yapılan ortaklık sonucu açılan Kafkasya cephesi, Sarıkamış Harekâtının gerçekleştiği cephedir. Bu cephenin amacı Rus ordularını bu bölgeye çekerek, batıdaki Almanların yükünü hafifletmek ve 1866 -1877 Osmanlı-Rus savaşıyla kaybedilen Kars, Ardahan , Batum gibi bölgeleri geri alabilmekti. Bu amaçla Doğu Anadolu Bölgesinde 3. Ordu görevlendirilmişti. İste Sarıkamış Harekâtını da bu 3. Ordunun komuta kademesi gerçekleştirmiştir. Harekât sırasında yapılan taktiksel hataları daha iyi anlayabilmek adına bu komutanların isimlerini ve ilave olarak asker mevcudunu zikretmekte fayda görüyorum.

• 9. Kolordu : Tuğgeneral Ihsan Paşa 36.784 kişi

• 10.Kolordu : Albay Hafız Hakkı 48.943 kişi

• 11.Kolordu: Tuğgeneral Galip Paşa 27.019 kişi

• 2. Süvari Tümeni: Enver Paşa 5248kişi

Toplam:118.174 kişi

Kâğıt üzerinde yapılan plana göre harekâtın temel hedefi Ruslara ani bir baskın yaparak onların uğradığı şaşkınlık ve kaostan faydalanmaktı. Enver Paşa Rusların çevirme manevralarına karşı zayıf olduğunu biliyordu ve bu zayıflıktan faydalanma düşüncesindeydi. Günün koşullarına göre bu riskli plan eğer tutarsa Rusların bu cephede varlık gösteremeyeceğini düşünüyordu. Bu plana göre Enver Paşa 11. Kolorduyla beraber Rusları oyalarken, diğer iki kolorduda da dağlar üzerinden devam eden bir yürüyüşle onları yandan ve arkadan çevirecek, sonra 3.Ordu Kars'ı alabilecekti.

Cepheyi incelemek üzere gönderilen Hafız Hakkı Bey’den olumlu cevap alan Enver Paşa, beraberindeki Alman subaylarla beraber bölgeye doğru hareket etti. Köprüköy’de yapılan istişare sonucu komutayı Hasan İzzet Paşa ‘ya devrederek Erzurum'a geri döndü. Hasan İzzet Paşa ise askerin durumunu biliyordu. Sık sık cepheyi dolaşıyor ve bu taarruzun bu şartlarda yapılamayacağını düşünüyordu. Neticesinde istifa etmeye karar verdi ve bunu telgrafla Enver Paşa’ya bildirdi. Bunun üzerine Enver Paşa ordu komutanlığını üzerine alarak sevk ve idareye hakim oldu. Taarruza sıcak bakmayan komutanları değiştirerek, kendisine destek veren atamaları gerçekleştirdi. 19 Aralıkta da taarruz emrini imzaladı.

Ruslar kışın en sert günlerinde Sarıkamış’ı hedef alacak bir Türk taarruzuna ihtimal vermedikleri için burada yeteri kadar kuvvet bulundurmuyorlardı. Yapılan plan gereği de harekâtın başarı şansı Sarıkamış‘ın ele geçirilmesine bağlıydı. İlk birkaç gün Türk birlikleri önemli başarılara imza attılar. Ruslar taarruzun amacını anlayamadıklarından gerekli önlemleri almamışlar ve bir panik havası içine girmişlerdi. Verilen kayıplara rağmen Enver Paşa komutasındaki Türk ordusu Sarıkamış ‘a doğru ilerlemeye devam ediyordu.

Bu noktada harekâtın başarısızlığa uğramasına sebep olan en büyük etkenlerden biri devreye girer. O da Albay Hafız Hakkı’nın yapılan plana uymayarak başına buyruk hareket etmesidir. Emrindeki birlikleri çizilen güzergâhtan daha doğuya kaydırarak cephenin 15 km. uzatılmasına sebep olmuştur.

Sarıkamış ‘a bir an önce ulaşmak için yaklaşık 20 bin kişilik orduyu Allahuekber Dağlarına doğru tırmanışa geçiren Albay Hafız, burada binlerce vatan evladının savaşmadan soğuk yüzünden donarak şehit düşmesine sebebiyet vermiştir. Dağı aşarak sağ kalanların sayısı 3 bin civaraydı ve onların da çoğu vücutlarındaki kısmi donmalar sebebiyle iş göremez haldeydi.

Buna rağmen Sarıkamış-Kars tren yolunu tahrip ederek Rus Ordusundaki paniğin artmasına sebep oldular. 28 Aralık günü Sarıkamış ‘ı kuşatan Türk ordusunun kayıpları büyüktü. Verilen zayiat sonucu kuşatma birliğinin sayısı 5 bin civarıydı. Aç ve bitkin olan Türk askerleri gösterdikleri üstün fedakârlığa rağmen Ruslar karşısında başarılı olmadılar. Yapılacak bir şey kalmadığını gören Enver Paşa 9. Ve 10. Kolorduların komutasını generalliğe terfi ettirdiği Hafız Hakkı Paşa’nın emrine vererek Erzurum'a oradan da İstanbul'a geri döndü. Hafız Hakkı Paşa ‘da orduya ricat emri vererek taarruzu sonlandırdı.

Evet, böylelikle tarihe damgasını vuracak ve kalplerimizde büyük bir acı olarak yer tutacak olan Sarıkamış Harekâtı bizim adımıza başarısızlıkla sonuçlanmış oluyordu. Zamanın iklim şartları, iaşe, levazım, lojistik gibi etkenler tam olarak değerlendirilmeden, kişisel hırs ve ihtiraslar uğruna Türk askerini bu harekâtta heba edenler elbette yarın Allah katında hesap vereceklerdir.

Enver Paşa’nın ordunun yetersizliklerini görerek bu işte başarılı olacağına inanmasını neye bağlayabiliriz? Almanlar bile sözde destek verdikleri bu harekâtı, olabilecek her türlü başarısızlık karşısında “tüm sorumluluk Türklerdedir” diyerek askerimizin üzerine yıkmışlardır. Hâlbuki bu cephenin açılmasındaki en büyük etken Almanların lehine olacak sebepler yüzündendi. Enver Paşa’nın yanı sıra diğer komutanların özellikle Hafız Hakkı Bey'in başarısız ve bencilce yaptığı komuta sonucu Allahuekber dağlarında sırtlarında yazlık kıyafetlerle, aç-susuz bir halde şehadete eren askerlerimizin hakkını kim ödeyecek.

Her türlü olumsuz ve öldürücü koşullara rağmen o vatan evlatlarının verilen her emri elinden geldiğince yapmaya çalıştığı kayıtlarda vardır. Soğuktan donarak birer heykel misali karların üzerinde kalan o mübarek vücutları bugün hangi vicdan kabullenebilir. İklim şartları bir yandan, tifüs gibi salgın hastalıklar bir yandan yok olan koskoca bir ordu vardır karşımızda. Baş sorumlusu olan Enver de bozgun sonrası soluğu İstanbul’da almış ve uzunca bir dönem bu cepheyle ilgili haberlerin yapılmasını yasaklamıştır.

Bugün 103.yıldönümünü yad ettiğimiz Sarıkamış Harekatı, onca soğukluğuna rağmen taze bir yara gibi bağırlarımızı yakmakta ve bir kor misali öylece durmaktadır. – 30 derece soğukta bu vatana kurban olan askerlerimizi ne unutalım ne de unutulmalarına fırsat verelim. Sarıkamış demek, din uğruna vatan uğruna buzdan heykellere dönüp ruhlarını şehadet âlemine gönderen yiğitler demektir. Sarıkamış demek, imkânsızı imkâna çevirip “ önce vatan “ diyebilen ve kalplerimizde ebediyen yaşayacak olan binlerce ölümsüz kahraman demektir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol