Kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu parti nasıl vatan düşmanlığı noktasına, vatan düşmanları ile aynı çizgiye getirilir gerçekten ibretle izliyoruz. Hafta boyunca çeşitli açıklamalar yapan CHP sözcüleri arasında bu hafta en dikkat çekici olan Genel Müdür Kemal Kılıçdaroğlu ve parti sövücüsü Bülent Tezcan'dı...

Chp Genel Başkanı Kılıçdaroğlu aslında neresinden tutsak elimizde kalacak olan grup konuşmasında her zaman ki gibi kendisiyle çelişti. Vatan toprağını miras bırakan şehitlerin yakınlarına saygı duyulmasını ortak payda olarak gördüğünü örnekler üzerinden anlatan Kılıçdaroğlu, Mart ayında gönderdiği çelengi kabul etmeyen şehit yakınına “mala zarar vermekten” dava ettiğini ise unuttu... Bu onlarca çelişkiden sadece birtanesi idi...

Sormak istediğim bir çok soru var aklımda zamanla soracağım ama erteleyemeceğim çok önemli bir soru var. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasından başlatılan mücadelede Kılıçdaroğlu ne kadar destek verdi de yaptığı konuşmalar da OHAL ve yapılan mücadeleyi eleştirebiliyor?

“Demezler mi kardeşim bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, o elini meydanlarda hakaret etmek için kullanma taşın altına koy sonra gel konuş diye!”

Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay'ın da aralarında bulunduğu 4 şüpheli hakkında 'FETÖ üyesi olmamakla birlikte bu örgüt adına suç işlemek' suçlamasının da aralarında bulunduğu birden çok iddia ile dava açılmıştı. Aynı şekilde benzer iddia ve delillerle Cumhuriyet gazetesi hakkında davalar açıldı, gözaltılar oldu. Olay halen yargıda ve yargılama devam ediyor. Hal böyle iken; Sn.Genel Müdür yargıya müdahale noktasında tam da FETÖ üyelerinin kullandığı dayanaksız sözlerle konuyu gündeminden düşürmüyor. Türk yargısı gereken kararı şüphesiz verecektir. Yargıyı zan altında bırakmak Cumhuriyetimizin kurucusu apoletini taşıyan bir partinin başındaki kişiye asla yakışmıyor. Tabi ki vatandan taraf ise!.. Savcılarımız hakkında baskı unsuru kuracak cümleler kuran Genel Başkana birileri savcının devlet adına görev yaptığını ve millet adına düşündüğünü hatırlatmalı.

15 Temmuz günü FETÖ'cüler gerek “hain yaverlerin” telefon trafiği, gerek bir çok farklı kanallardan Sayın Cumhurbaşkanımızın yerini bulmaya çalışırken, internet sitesinden sözde habercilik maskesiyle Cumhurbaşkanımızın tatil yaptığı yeri gösteren Sözcü'nün, FETÖ ağzıyla onlarca haber yapan, MİT Tırları kumpası ile ülkeyi Uluslar arası sahnede suçlu ilan etmeye çalışarak manşetler atan Cumhuriyet Gazetesi'ni savunmak ülkenin anamuhalafet genel başkanına mı kaldı? Yazık!

Gelelim Bülent TEZCAN’a; bana elli lira ver de senin için adam bıçaklayayım seviyesinde bir mahalle ağzıyla konuşuyor. “Erdoğan şeddeli diktatördür” diyerek hadsizce FETÖ'cülerin ve ülke düşmanlarının gelmek istediği noktayı pompalayan Tezcan, kendisine dava açılınca da “bakın dememiş miydim? diyor! Sayın Tezcan'a bir hukukçu olarak hatırlatayım. TCK (Madde 299)'a göre Cumhurbaşkanına Hakaret bir suçtur ve Sayın Tezcan siz nitelikli işliyorsunuz. Nerede Herkes İçin adalet diyerek meydanlarda dolaşıyorsunuz ya... İsteğiniz “adalet”se suç işlemeyin.

Son bir not; Cumhurbaşkanına hakaret yasası AK Parti iktidarları döneminde gelmedi. Dolayısıyla bu konuda da her türlü olası polemik yolu kapalı... Adalet istiyorsanız kanunlara saygılı olacaksınız!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ahmet Demiryürek 2 ay önce

Güzel yazı kaleminize sağlık .